Kaç çeşit menü vardır ?

dunyadan

Global Mod
Global Mod
[Kaç Çeşit Menü Var? Hayatın Menüsünden Bir Dilim]

Hepimiz biliyoruz ki, yemekler sadece açlığı gidermek için değildir. Onlar, bir kültürdür, bir deneyimdir ve bazen de hayatımızın en önemli stratejik kararlarını verdiğimiz anlar… Evet, tam olarak bir restoran menüsünde olduğu gibi! Bazen “Menü” dediğimizde sadece yiyeceklerin sıralandığı bir listeyi değil, hayatın pek çok farklı alanındaki seçimlerimizi de kastediyoruz. Ama gelin, bugün asıl derdimiz, gerçekten yemek menülerinden bahsetmek olsun. Hadi, el birliğiyle bakalım, bu menülerin sayısı gerçekten kaç?

Tabii, konuyu açarken biraz mizahi bir bakış açısıyla yaklaşalım. Çünkü menülerin çeşitliliği kadar, onları seçerken yaptığımız dramalar da pek bir eğlenceli! Hadi bakalım, hep birlikte gülümsemeye başlayalım!

[Menüler: Çeşit Çeşit, Kimi Sağlıklı, Kimi Azcık Daha Şirin]

İlk menümüz klasik, alışılmış "Restoran Menüsü". Bu menü her zaman bir soru ile başlar: "Ne yemek istersiniz?" Ve, erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı burada devreye girer. "Hızlıca bir şey söyleyeyim, karışık ızgara ve ayran" derler. Gerisi zaten gözlerinde canlanır: O kadar pratik ve stratejik bir seçimdir ki, akşam yemeği seçimi bile bir meydan okuma gibidir! "Hızlıca siparişi verip, geri kalan zamanı düşündüklerimize harcayalım!"

Kadınlar ise, “Ama gerçekten neleri var?” diye sorar. "Burası sağlıklı mı? Hangi yemek daha hafif? Şu sos nasıl, acı mı, tatlı mı?" Bir de, garsona da bir sormayı unutmazlar, çünkü sadece yemekleri değil, yemekle olan ilişkilerini de merak ederler. “Kısır gerçekten taze mi? Patates kızartmasının yanında yeşillik var mı? Şu zeytinyağlı enginar kesin çok lezzetlidir, bir de onu deneyelim!” Kendi menülerini oluştururken, işin içinde biraz da duygusal bir bağ kurarlar. Yemek değil, adeta bir ilişki kuruyor gibidirler.

[Menü Seçimi ve Yaşam Stratejileri]

Tabii bir de, “diyet menüsü” var. Herkesin hemen aklına gelen o menü: "Sadece salata, ama öyle büyükçe olsun!" Diyet yapmak için açtığınızda, bu menüde herkesin kendine has bir stratejisi vardır. Erkekler için “Diyet menüsü” denince genellikle hafif bir çözüme yönelme söz konusudur. Hızlıca bir tavuk salata ve üzerine light yoğurt; hedef: kaloriyi en aza indirgemek! Sonra, yemeğin geri kalan kısmını iş yerindeki projeleri düşünüp geçirebilirler. “Bunda sıkıntı yok, hemen yarın bir protein shake daha içerim.”

Kadınlar ise, “diyet” denince bir nevi tasavvufi bir yolculuğa çıkarlar. “Hangi sosu koymalıyım?” diye saatlerce düşünürler, sonra da bir bakarsınız, sosları birleştirip, küçük bir sağlıklı sos-tartışması başlatmışlardır. “Şu domatesli yoğurt sos, hele bir de az tuzlu ise çok iyi, ama mayonezle karıştırmamalı!” Sadece yemek seçmek değil, her lokma, bir keşif, bir tecrübe! Ama işin sonunda “Bugün de diyeti bozdum” diye hayıflanmak başka bir seviyeye taşınır. Menüyü seçtiklerinde bile derin bir empati devreye girer.

[Vegan, Vejetaryen ve Diğer Şahane Menüler]

Ve işte geldik, yeni moda menülere: "Vegan" ve "Vejetaryen". Bu menü, aslında bir yaşam biçimi, bir inanç sistemidir. Eskiden olsa, belki de aklımızda yalnızca “Brokoli var mı?” diye sorardık. Ama bugün, menülerin arasına bunlar da girdi. Vegan menüsüne göz attığınızda, size “Sadece tatlı ve tuzlu değil, doğayla olan ilişkinizi de sorgulayın” diyen bir hava vardır.

Erkeklerin bu menülerle ilişkisi genellikle pratik olur: “Peki, bu menüde ne var? Bir adet vejetaryen burger, tamam, bitmiştir!” Onlar için meseleye yaklaşım hızlı, çözüm odaklı ve genellikle yemekle ilgilenmeden önce çözüme ulaşmak üzerine kuruludur.

Kadınlar ise, vegan ya da vejetaryen menülerde daha çok derinleşirler. “Bu menüde kullanılan malzemelerin nereden geldiğini biliyor musunuz? Tohumların organik olduğunu düşünebilir miyiz? Şu tabağındaki kırmızı biber gerçekten doğal mı?” gibi soruların peşinden giderler. Onlar sadece yemek seçmezler, adeta menünün ruhuna dokunmaya çalışırlar. Hani bir şekilde arka planda bir ilişki kurma hali vardır ya, işte öyle! “Aaa, vegan tatlılar çok tatlıymış, hadi onları da deneyelim. Hem sağlıklı hem de doğaya zarar vermeyen bir seçim!”

[Mutfak Şeflerinin Mükemmel “Şef Menü”sü]

Sonra bir de, "Şefin Özel Menü"sü var. Bu menüde her şey tasarlandı, hesaplandı ve mutfakta büyük bir planla hayata geçirildi. İleride “ben bunu yapabilirim” diyerek, o mutfakta harikalar yaratmaya kalkan insan sayısı o kadar fazladır ki! Ama ne var ki, bazen menüyü seçerken gelen “Şefin önerisi” diyen garson, bu seçimleri biraz da bizi şaşırtmaya çalışır.

Erkeklerin bu menülerdeki bakış açısı biraz daha pragmatiktir. “Bana ne önerirsiniz?” deyip, hızlıca sipariş verirler. Çoğu zaman menünün dışına çıkmamak adına, gerçekten garsonun önerilerine kulak verirler. Stratejik olarak, şef ne önerirse, o daha önce pek denenmemişse, daha heyecan verici olabilir!

Kadınlar ise şefin önerisini seçtiklerinde, “Vay, bu farklı bir şey, kesinlikle önerilen şef menüsünü almalıyız!” yaklaşımıyla yeni deneyimler arayışına çıkarlar. Her lokmada yeni bir şey keşfetmek, hayatın bu aşamasında önemli olmalıdır. Tabii, menüdeki sunumu da unutmamak lazım: “Aa, tabak nasıl şık olmuş, çok güzel görünüyor!”

[Sonuç: Hangisini Seçersiniz?]

Sonuç olarak, menüler hayatın çok yönlü bir yansımasıdır. Bazıları pratik çözümlerle, bazıları ise duygusal bağlarla şekillenir. Peki siz, hangi menüyü seçersiniz? Gerçekten sağlıklı bir seçim mi yapıyorsunuz, yoksa "şefin önerisi" sizi farklı bir deneyime mi götürüyor?

Yorumlarınızı ve favori menülerinizi paylaşmayı unutmayın! Birlikte biraz gülüp, eğlenelim ve ne kadar “yemeksel bir strateji” içinde olduğumuzu keşfedelim!