Emre
Yeni Üye
Peşin İhracat Ne Anlama Gelir? Uluslararası Ticarette Risk, Finansman ve Güven Açısından Bilimsel Bir İnceleme
Uluslararası ticaretin ödeme yöntemlerini araştırırken peşin ihracat kavramı ilk bakışta oldukça basit görünüyor: İhracatçı malı göndermeden önce parasını alıyor. Fakat biraz derine indiğimizde bunun yalnızca bir “ödeme şekli” olmadığını, aynı zamanda riskin taraflar arasında nasıl dağıtıldığını, işletmenin işletme sermayesinin nasıl finanse edildiğini ve ticari ilişkinin güven düzeyinin nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir finansal sözleşme tercihi olduğunu görüyoruz.
Bu nedenle “Peşin ihracat nedir?” sorusunu yalnızca gümrük veya bankacılık terminolojisi üzerinden cevaplamak eksik kalır. Konuya uluslararası ekonomi, firma finansmanı, sözleşme teorisi ve ticaret finansmanı perspektiflerinden birlikte bakmak çok daha açıklayıcıdır. Özellikle Türkiye'deki ihracat işlemlerine ilişkin ampirik çalışmalar, peşin ödeme tercihinin firma verimliliği, finansman maliyetleri, ülke riski ve ticari ilişkinin geçmişiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. IDEAS/RePEc+1
Peşin ihracat tam olarak nedir?
Peşin ihracat, ihracat bedelinin malın ihracatçı tarafından sevk edilmesinden önce ithalatçı tarafından ödenmesi esasına dayanan ödeme biçimidir. Türk Eximbank da peşin ödemeyi, ithalatçının mal bedelini mallar yüklenmeden önce ihracatçıya banka aracılığıyla ödemesi şeklinde tanımlamakta ve bu durumda ithalatçının ihracatçıya bir finansman kaynağı sağladığını belirtmektedir. Eximbank
Basit bir işlem sıralaması şöyle düşünülebilir:
İthalatçı → Ödeme → İhracatçı → Üretim/Hazırlık → Sevkiyat → İthalatçı
Buradaki kritik nokta, paranın maldan önce hareket etmesidir. Dolayısıyla ekonomik riskin önemli bir bölümü ihracatçıdan ithalatçıya aktarılır.
Örneğin Türkiye'deki bir makine üreticisinin Almanya'daki müşterisinden 100.000 avroluk sipariş aldığını varsayalım. Sözleşmeye göre ödeme peşinse Alman alıcı 100.000 avroyu malın sevkinden önce gönderir. İhracatçı bu parayı üretimin finansmanında kullanabilir. Mal henüz Almanya'ya ulaşmadığı için alıcının karşı karşıya olduğu temel risk, ödediği paranın karşılığında malın hiç gönderilmemesi, geç gönderilmesi veya sözleşmeye uygun olmayan şekilde teslim edilmesidir.
Tam tersine, açık hesapta mal önce gönderilir, ödeme daha sonra yapılır. Bu durumda risk ağırlıklı olarak ihracatçının üzerine geçer.
Dolayısıyla peşin ihracatı anlamanın en iyi yolu “kim önce parasını veriyor?” sorusundan ziyade “işlemdeki finansman ve temerrüt riski kimin üzerinde?” sorusunu sormaktır.
Peşin ödeme neden ihracatçı açısından avantajlıdır?
Peşin ödemenin ihracatçı açısından en belirgin avantajı kredi riskinin büyük ölçüde azalmasıdır. ABD Ticaret Bakanlığı'nın ihracat ödeme yöntemlerine ilişkin açıklamasında da peşin ödemenin ihracatçı açısından en güvenli yöntem olduğu, çünkü yabancı müşterinin mal sevk edilmeden önce ödemenin tamamını veya önemli bir kısmını yaptığı belirtilmektedir. Ticaret İdaresi
Bu avantajı üç temel başlıkta değerlendirebiliriz:
1. Tahsilat riski azalır.
İhracatçı malı teslim ettikten sonra “müşteri ödeme yapacak mı?” sorusuyla karşı karşıya kalmaz. Özellikle yeni müşterilerde, hukuki sistemin zayıf olduğu ülkelerde veya siyasi ve ekonomik belirsizliğin yüksek olduğu pazarlarda bu önemlidir.
2. İşletme sermayesi baskısı azalır.
İhracatçı üretim için gerekli finansmanın tamamını veya bir kısmını kendi kaynaklarıyla karşılamak zorunda kalmayabilir. Sipariş için alınan avans, üretim maliyetlerinin finansmanında kullanılabilir.
3. Finansman maliyeti düşebilir.
İşletmenin banka kredisi kullanarak üretimi finanse etmesine gerek kalmadığında faiz maliyetleri azalabilir. Bu nedenle peşin ödeme yalnızca bir tahsilat aracı değil, aynı zamanda bir ticaret finansmanı mekanizması olarak da değerlendirilebilir.
Nitekim Journal of Corporate Finance'da yayımlanan Simona Mateut'un ampirik araştırması, peşin ödemelerin yalnızca temerrüt riskine karşı bir koruma olmadığını; finansal açıdan daha kısıtlı tedarikçilerin üretimlerini finanse etmelerinde de rol oynayabildiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada firma ve sektör özelliklerinin yanı sıra tarafların pazarlık gücünün de peşin ödeme oranını etkilediği bulunmuştur. ScienceDirect
İthalatçı açısından neden dezavantajlıdır?
Peşin ihracatın diğer tarafında ise ithalatçı bulunur ve risk dengesi tersine döner.
İthalatçı ödeme yaptığı anda malın ekonomik değerini henüz teslim almamıştır. Bu nedenle ihracatçının teslimat yapmaması, gecikmesi, sözleşmeye aykırı mal göndermesi veya finansal sorun yaşaması gibi risklerle karşılaşabilir.
Bu nedenle peşin ödeme, ihracatçı için cazipken ithalatçı için genellikle daha az cazip bir ödeme koşuludur. ABD Ticaret Bakanlığı da peşin ödemenin alıcı açısından en az çekici seçenek olduğunu ve ihracatçının yalnızca bu ödeme biçiminde ısrar etmesinin daha rekabetçi ödeme koşulları sunan rakiplere müşteri kaybettirebileceğini vurgulamaktadır. Ticaret İdaresi
Burada ilginç bir ekonomik paradoks ortaya çıkar:
İhracatçının güvenliği arttıkça ithalatçının riski artar.
Bu nedenle taraflar çoğu zaman yalnızca “en güvenli ödeme yöntemi”ni değil, riskin iki taraf arasında nasıl paylaşılacağını müzakere eder.
Bilimsel araştırmalar peşin ihracat hakkında ne söylüyor?
Konunun bilimsel tarafında en önemli noktalardan biri, ödeme yönteminin rastgele belirlenmediğidir. Firmalar; ülke riski, sözleşmelerin uygulanabilirliği, finansman maliyetleri, ürün özellikleri, firma büyüklüğü, müşteri ilişkilerinin geçmişi ve pazarlık gücü gibi değişkenlere göre ödeme koşullarını belirler.
Antràs ve Foley'nin Journal of Political Economy dergisinde yayımlanan çalışması bu konuda özellikle dikkat çekicidir. Araştırmacılar, ABD merkezli dondurulmuş ve soğutulmuş gıda ihracatçısının işlem düzeyindeki verilerini kullanarak uluslararası ticarette finansman koşullarını analiz etmişlerdir. Çalışmada sözleşmelerin uygulanmasının daha zayıf olduğu ülkelerde peşin ödeme veya akreditif kullanımının daha olası olduğu bulunmuştur. Ayrıca ithalatçı ile ihracatçı arasındaki ilişki geliştikçe peşin ödeme gerektiren işlemlerin azaldığı görülmüştür. Pol Antràs
Bu sonuç son derece anlamlıdır. Çünkü uluslararası ticarette güven zaman içinde ekonomik bir varlığa dönüşebilir.
İlk işlem:
Yeni müşteri → yüksek belirsizlik → peşin ödeme
Yıllar süren ticari ilişki:
Tanıdık müşteri → daha düşük belirsizlik → vadeli/açık hesap ödeme
Dolayısıyla ödeme yöntemi, tarafların birbirlerine duyduğu güvenin ekonomik bir göstergesi olarak da okunabilir.
Türkiye açısından peşin ihracat neden ayrıca önemlidir?
Türkiye üzerine yapılan araştırmalar konunun yalnızca teorik olmadığını gösteriyor. Türkcan, Yoshida ve Yoshimi'nin 2009-2017 dönemine ait Türkiye tekstil ve hazır giyim ihracatındaki işlem düzeyindeki verileri firma bilgileriyle birleştiren araştırmasında, ihracatçı verimliliği ile peşin ödeme kullanımı arasında doğrusal olmayan bir ilişki bulunmuştur. Daha yüksek verimliliğe sahip ihracatçıların peşin ödeme kullanma olasılığı artarken, en yüksek verimlilik grubunda bu eğilim zayıflamaktadır. IDEAS/RePEc
Bu bulgu önemli bir noktaya işaret ediyor: Peşin ödeme talep etmek yalnızca küçük veya zayıf firmaların davranışı değildir.
Tam tersine, güçlü üretim kapasitesine ve pazarlık gücüne sahip firmalar da peşin ödeme koşulu oluşturabilir.
Türkiye'nin daha geniş dış ticaret verileri üzerine yapılan çalışmalarda da ödeme yöntemlerinin ekonomik koşullara duyarlı olduğu görülüyor. 2002-2012 döneminde 206 ülkeyle gerçekleşen ticareti inceleyen araştırmada, Türkiye'nin ihracatında açık hesap yönteminin önemli olduğu, ithalatta ise peşin ödeme yönteminin daha yaygın olduğu ve 2008-2009 küresel finansal krizinin ardından peşin ödeme kullanımının arttığı raporlanmıştır. ResearchGate
Uluslararası ticaretin ödeme yöntemlerini araştırırken peşin ihracat kavramı ilk bakışta oldukça basit görünüyor: İhracatçı malı göndermeden önce parasını alıyor. Fakat biraz derine indiğimizde bunun yalnızca bir “ödeme şekli” olmadığını, aynı zamanda riskin taraflar arasında nasıl dağıtıldığını, işletmenin işletme sermayesinin nasıl finanse edildiğini ve ticari ilişkinin güven düzeyinin nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir finansal sözleşme tercihi olduğunu görüyoruz.
Bu nedenle “Peşin ihracat nedir?” sorusunu yalnızca gümrük veya bankacılık terminolojisi üzerinden cevaplamak eksik kalır. Konuya uluslararası ekonomi, firma finansmanı, sözleşme teorisi ve ticaret finansmanı perspektiflerinden birlikte bakmak çok daha açıklayıcıdır. Özellikle Türkiye'deki ihracat işlemlerine ilişkin ampirik çalışmalar, peşin ödeme tercihinin firma verimliliği, finansman maliyetleri, ülke riski ve ticari ilişkinin geçmişiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. IDEAS/RePEc+1
Peşin ihracat tam olarak nedir?
Peşin ihracat, ihracat bedelinin malın ihracatçı tarafından sevk edilmesinden önce ithalatçı tarafından ödenmesi esasına dayanan ödeme biçimidir. Türk Eximbank da peşin ödemeyi, ithalatçının mal bedelini mallar yüklenmeden önce ihracatçıya banka aracılığıyla ödemesi şeklinde tanımlamakta ve bu durumda ithalatçının ihracatçıya bir finansman kaynağı sağladığını belirtmektedir. Eximbank
Basit bir işlem sıralaması şöyle düşünülebilir:
İthalatçı → Ödeme → İhracatçı → Üretim/Hazırlık → Sevkiyat → İthalatçı
Buradaki kritik nokta, paranın maldan önce hareket etmesidir. Dolayısıyla ekonomik riskin önemli bir bölümü ihracatçıdan ithalatçıya aktarılır.
Örneğin Türkiye'deki bir makine üreticisinin Almanya'daki müşterisinden 100.000 avroluk sipariş aldığını varsayalım. Sözleşmeye göre ödeme peşinse Alman alıcı 100.000 avroyu malın sevkinden önce gönderir. İhracatçı bu parayı üretimin finansmanında kullanabilir. Mal henüz Almanya'ya ulaşmadığı için alıcının karşı karşıya olduğu temel risk, ödediği paranın karşılığında malın hiç gönderilmemesi, geç gönderilmesi veya sözleşmeye uygun olmayan şekilde teslim edilmesidir.
Tam tersine, açık hesapta mal önce gönderilir, ödeme daha sonra yapılır. Bu durumda risk ağırlıklı olarak ihracatçının üzerine geçer.
Dolayısıyla peşin ihracatı anlamanın en iyi yolu “kim önce parasını veriyor?” sorusundan ziyade “işlemdeki finansman ve temerrüt riski kimin üzerinde?” sorusunu sormaktır.
Peşin ödeme neden ihracatçı açısından avantajlıdır?
Peşin ödemenin ihracatçı açısından en belirgin avantajı kredi riskinin büyük ölçüde azalmasıdır. ABD Ticaret Bakanlığı'nın ihracat ödeme yöntemlerine ilişkin açıklamasında da peşin ödemenin ihracatçı açısından en güvenli yöntem olduğu, çünkü yabancı müşterinin mal sevk edilmeden önce ödemenin tamamını veya önemli bir kısmını yaptığı belirtilmektedir. Ticaret İdaresi
Bu avantajı üç temel başlıkta değerlendirebiliriz:
1. Tahsilat riski azalır.
İhracatçı malı teslim ettikten sonra “müşteri ödeme yapacak mı?” sorusuyla karşı karşıya kalmaz. Özellikle yeni müşterilerde, hukuki sistemin zayıf olduğu ülkelerde veya siyasi ve ekonomik belirsizliğin yüksek olduğu pazarlarda bu önemlidir.
2. İşletme sermayesi baskısı azalır.
İhracatçı üretim için gerekli finansmanın tamamını veya bir kısmını kendi kaynaklarıyla karşılamak zorunda kalmayabilir. Sipariş için alınan avans, üretim maliyetlerinin finansmanında kullanılabilir.
3. Finansman maliyeti düşebilir.
İşletmenin banka kredisi kullanarak üretimi finanse etmesine gerek kalmadığında faiz maliyetleri azalabilir. Bu nedenle peşin ödeme yalnızca bir tahsilat aracı değil, aynı zamanda bir ticaret finansmanı mekanizması olarak da değerlendirilebilir.
Nitekim Journal of Corporate Finance'da yayımlanan Simona Mateut'un ampirik araştırması, peşin ödemelerin yalnızca temerrüt riskine karşı bir koruma olmadığını; finansal açıdan daha kısıtlı tedarikçilerin üretimlerini finanse etmelerinde de rol oynayabildiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada firma ve sektör özelliklerinin yanı sıra tarafların pazarlık gücünün de peşin ödeme oranını etkilediği bulunmuştur. ScienceDirect
İthalatçı açısından neden dezavantajlıdır?
Peşin ihracatın diğer tarafında ise ithalatçı bulunur ve risk dengesi tersine döner.
İthalatçı ödeme yaptığı anda malın ekonomik değerini henüz teslim almamıştır. Bu nedenle ihracatçının teslimat yapmaması, gecikmesi, sözleşmeye aykırı mal göndermesi veya finansal sorun yaşaması gibi risklerle karşılaşabilir.
Bu nedenle peşin ödeme, ihracatçı için cazipken ithalatçı için genellikle daha az cazip bir ödeme koşuludur. ABD Ticaret Bakanlığı da peşin ödemenin alıcı açısından en az çekici seçenek olduğunu ve ihracatçının yalnızca bu ödeme biçiminde ısrar etmesinin daha rekabetçi ödeme koşulları sunan rakiplere müşteri kaybettirebileceğini vurgulamaktadır. Ticaret İdaresi
Burada ilginç bir ekonomik paradoks ortaya çıkar:
İhracatçının güvenliği arttıkça ithalatçının riski artar.
Bu nedenle taraflar çoğu zaman yalnızca “en güvenli ödeme yöntemi”ni değil, riskin iki taraf arasında nasıl paylaşılacağını müzakere eder.
Bilimsel araştırmalar peşin ihracat hakkında ne söylüyor?
Konunun bilimsel tarafında en önemli noktalardan biri, ödeme yönteminin rastgele belirlenmediğidir. Firmalar; ülke riski, sözleşmelerin uygulanabilirliği, finansman maliyetleri, ürün özellikleri, firma büyüklüğü, müşteri ilişkilerinin geçmişi ve pazarlık gücü gibi değişkenlere göre ödeme koşullarını belirler.
Antràs ve Foley'nin Journal of Political Economy dergisinde yayımlanan çalışması bu konuda özellikle dikkat çekicidir. Araştırmacılar, ABD merkezli dondurulmuş ve soğutulmuş gıda ihracatçısının işlem düzeyindeki verilerini kullanarak uluslararası ticarette finansman koşullarını analiz etmişlerdir. Çalışmada sözleşmelerin uygulanmasının daha zayıf olduğu ülkelerde peşin ödeme veya akreditif kullanımının daha olası olduğu bulunmuştur. Ayrıca ithalatçı ile ihracatçı arasındaki ilişki geliştikçe peşin ödeme gerektiren işlemlerin azaldığı görülmüştür. Pol Antràs
Bu sonuç son derece anlamlıdır. Çünkü uluslararası ticarette güven zaman içinde ekonomik bir varlığa dönüşebilir.
İlk işlem:
Yeni müşteri → yüksek belirsizlik → peşin ödeme
Yıllar süren ticari ilişki:
Tanıdık müşteri → daha düşük belirsizlik → vadeli/açık hesap ödeme
Dolayısıyla ödeme yöntemi, tarafların birbirlerine duyduğu güvenin ekonomik bir göstergesi olarak da okunabilir.
Türkiye açısından peşin ihracat neden ayrıca önemlidir?
Türkiye üzerine yapılan araştırmalar konunun yalnızca teorik olmadığını gösteriyor. Türkcan, Yoshida ve Yoshimi'nin 2009-2017 dönemine ait Türkiye tekstil ve hazır giyim ihracatındaki işlem düzeyindeki verileri firma bilgileriyle birleştiren araştırmasında, ihracatçı verimliliği ile peşin ödeme kullanımı arasında doğrusal olmayan bir ilişki bulunmuştur. Daha yüksek verimliliğe sahip ihracatçıların peşin ödeme kullanma olasılığı artarken, en yüksek verimlilik grubunda bu eğilim zayıflamaktadır. IDEAS/RePEc
Bu bulgu önemli bir noktaya işaret ediyor: Peşin ödeme talep etmek yalnızca küçük veya zayıf firmaların davranışı değildir.
Tam tersine, güçlü üretim kapasitesine ve pazarlık gücüne sahip firmalar da peşin ödeme koşulu oluşturabilir.
Türkiye'nin daha geniş dış ticaret verileri üzerine yapılan çalışmalarda da ödeme yöntemlerinin ekonomik koşullara duyarlı olduğu görülüyor. 2002-2012 döneminde 206 ülkeyle gerçekleşen ticareti inceleyen araştırmada, Türkiye'nin ihracatında açık hesap yönteminin önemli olduğu, ithalatta ise peşin ödeme yönteminin daha yaygın olduğu ve 2008-2009 küresel finansal krizinin ardından peşin ödeme kullanımının arttığı raporlanmıştır. ResearchGate